ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekonomi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Eylül 2009 Salı

Dolardan kaçan altına koşuyor


Global ekonomideki toparlanmanın devamı konusundaki endişeler piyasadaki yatırım tercihlerini etkiliyor.

Altın fiyatları bugün 1004 dolar ile son 6 ayın zirvesine çıkarken, dolar da Euro karşısında 1.4481 ile yılbaşından bu yana en düşük seviyesini gördü.

Altına duyulan ilginin artmasında, doların zayıf olması ve küresel iyileşmenin sürdürülebilirliğine yönelik soru işaretlerinin belirmesi etkili oluyor. Analistler, bu belirsizlik halinin de yatırımcıları değerli metallere yönelttiği ve altının da yükselmeye devam ettiği ifade ediliyor.

Son dönemde ağırlıklı olarak 940-960 dolar bandında hareket eden altın Eylül ayının başlamasıyla birlikte adeta tırmanışa geçti.

Ağustos sonunda 950 dolar seviyesinde olan dolar bugün 1004 dolara kadar yükseldi. Bir başka deyişle altının 8 gündeki yükselişi yüzde 6'ya yaklaştı.

Altın fiyatları şimdiye kadar dokuz ayrı tarihte 1000 doları geçmiş ve geçen sene Mart ayında en yüksek 1033.90 dolara kadar tırmanmıştı.

Ağustos sonunda 950 dolar seviyesinde olan doların 8 gündeki yükselişi yüzde 6'ya yaklaştı.

Altın fiyatlarının önümüzdeki dönemde nasıl seyredeceğine ilişkin olarak henüz net bir fikir birliği bulunmuyor. Altının bin dolar üzerindeki seyrini sürdüreceğini düşünenlerin yanı sıra, bazı analistler hem fiziksel talebin zayıf olması, hem de Asya ülkelerinin fiyat yükselince satışa geçme eğilimlerinden dolayı altının 950 dolar civarında dengeleneceğini düşünüyor.

Öte yandan dolarda yaşanan düşüş de altın fiyatlarını yukarı itiyor. Doların rezerv para konumu ile ilgili tartışmaların sürmesi ve piyasadaki şüpheler yatırımcıların dolardan çıkıp altına geçmelerine neden oluyor.

Son olarak Almanya'da açıklanan büyüme rakamlarının da beklenenden iyi olmasıyla dolar, Euro karşısında bugün 1.4481 seviyesine kadar geriledi. Euro/dolar paritesi böylece yılbaşından bu yanaki en yüksek seviyesini gördü.

Euro/dolar paritesinde rekor seviyesi 15 Temmuz 2008'de görülen 1.6039 ile tescil edilmişti.

Kriz fırsatçıları işbaşında


Kredi kartlarındaki üst limitlerin, serbest piyasada komisyon karşılığında nakit paraya dönüştürülmesi yönteminin, sosyal patlamalara yol açabilecek boyutlara ulaştığını öne sürüldü.

ATO (Adana Ticaret Odası) Başkanı Şaban Baş, yaptığı açıklamada, farklı bankalar tarafından cadde, sokak ve alışveriş merkezlerinde kurulan standlarda yeterince teminat alınmadan gelişigüzel dağıtılan kredi kartlarının, ekonomiyi yeni bir krize sürüklediğine dikkat çekti.

Konuyla ilgili olarak yapılan tüm çalışma ve düzenlemelere karşın, kredi kartı dağıtım ve kullanımının kontrol altına alınamadığına işaret eden Baş, şu görüşlere yer verdi:"Dünyada kredi kartı kullanımının en fazla olduğu ülkelerden birisiyiz. Vatandaşlarımız, kriz ortamının da etkisiyle ümidini karta bağlıyor ve sonrasında olabilecekleri çok da dikkate almadan anlık nakit sıkıntılarını gidermeye çalışıyorlar. Günümüzde vatandaşlarımızın nakit sıkıntıları maalesef kredi kartı tefeciliği denilebilecek bir sektörü de yaratmış bulunuyor.

Nakit paraya sıkışan vatandaşlarımız, kredi kartlarını bu işi meslek haline getiren ve çeşitli mesleklerin kisvesi altında faaliyet gösteren kişilere götürdüklerinde, buralardan nakit para alabilme uğruna alışveriş yapmış gibi gösterilmektedir.İçerisinde bulunduğu sıkıntıları kısa bir süreyle de olsa böylesine bir yöntemle aşabilme zorunda kalan vatandaşlarımıza, bu kişiler tarafından kredi kartlarından çektirdikleri her bin lira karşılığında ancak 800-850 lira arasında nakit para ödenmekte yani yüzde 20'lere ulaşan komisyon uygulanmaktadır.

Kredi kartlarındaki üst limitlerin serbest piyasada komisyon karşılığında nakit paraya dönüştürülmesi yöntemi sosyal patlamalara yol açabilecek boyutlara ulaştı. Kredi kartlarında taksitlendirme de yapılması, bu sistemi parasal sıkıntılarını çözebilme uğraşındaki vatandaşlar bakımından son derece cazip duruma getirmektedir.

Bu yöntemle tefecilik yapanlar, kredi kartlarını pos cihazlarından geçirdikten sonra hiçbir riske girmeden son derece büyük ölçüde karlar elde ederken, borç ödeme süresi başladığında ise vatandaş ile banka karşı karşıya kalmaktadır.''Baş, ödeme sıkıntısı çeken vatandaşın, ilk taksit ödeme tarihinden itibaren tıkandığını, banka ile mahkemelik olup icraya düştüğünü, hatta ceza evine kadar uzanabilecek bir çıkmazın içerisine çekildiğini bildirdi.

2009'un ilk 5 ayında kredi kartı mağduru sayısının 1 milyon 152 bin, bankalar ile mahkemelik, icralık olan kişi sayısının da 28 bin 463'e ulaştığını vurgulayan Baş, şunları kaydetti: "Kredi kartlarıyla sanal alışveriş yeni krizlerin habercisi. Önlem alınmadığı takdirde son derece büyük sosyal patlamalara hazır olmamız gerekmektedir. Türk devletinin ve finans dünyasının birkaç pos cihazıyla tefeciliği son derece farklı bir boyuta taşıyarak, vatandaşlarımızın zor durumundan istifade edip trilyonları bulan rant elde eden bu kişilere ödün vermemesi zorunludur.

Önlem alınmadığı takdirde, içerisinde bulunduğumuz şu günlerde çığ gibi büyüyen bu yöntem, önümüzdeki dönemde Türk ekonomisini kısa zamanda yeni bir batağa sürükleyebilecektir.''Baş, bankaların kime, hangi koşullarda kredi kullandırdığı, kime, hangi teminatla kredi kartı verdiğinin kontrol altına alması gerektiğini ifade etti.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...